4 Mart 2016 Cuma

Şiiri Olmayan Şair, Öldüğünde Neyiyle Hatırlanır?





Sekizinci sınıfta okula giderken onun evinin önünden geçiyordum. Sıra arkadaşımla onun oturduğu apartmana yakın yerde buluşuyor, okula yürüyerek gidiyorduk. İlk zamanlar sabahın erken saatlerinde onu balkonda oturur gördüğümde çok şaşırmıştım. Kafayı vurup uyumak varken hava nasıl olursa olsun o orada oturup önünde bir şeylere pür dikkat bakıyordu. Kımıldamadan sanki bir şeyler okurmuş gibiydi. Balkon görüş hizamın yükseğinde kaldığı için çok da seçemiyordum ne yaptığını. Haliyle bir tahminden öteye gidemiyordu düşüncelerim.

Bir, iki derken alışmıştım onun varlığına orada. Gri fötr şapkası, üzerinde kahverengi hırkasıyla yıllanmış bedenine rağmen kanlı canlı onu her gün orada görmek, yaşama dair ümidimi kaybetmemem gerektiğini anımsatıyordu bana. Daha on dört yaşındaydım neticede. Ne yaşadım da neyin yılgınlığı vardı üzerimde bilemiyordum ya neyse.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...